Tarihi yerlere aşırı meraklı olmadığım için buraları
olabildiğince planlı bir şekilde ve vakit kaybetmeden geçmeye çalıştım. 2 gece 3 günde, 4 şehir gezip sayısız otobüse binmek beni biraz yormuştu ama en azından geceleri misafir evlerinde rahat bir
şekilde uyuyup erkenden kalkabiliyordum. Bu tarihi yerlerin hepsini yazmak
içimi kararttığı için toplu bir şekilde, tek seferde acısız olarak geçeceğim ve daha çok fotoğraflarla anlatacağım. Ama bu tarih odaklı yazımıza başlamadan önce size Hindistan’dan sonra
Sri Lanka’da gördüğüm ve dikkatimi çeken bir iki detaydan bahsedeyim.
 |
| Monklarla antik şehir keyfi |
2 ülkede de erkekler durduk yere el ele tutuşuyordu. Bu
ülkelerde nasıl böyle rahat geziyor gayler diye düşünüyordum ama Hindistan’da
da Sri Lanka’da da gaylik yasakmış. El ele tutuşmak sarılmak falan adamların
kültüründe varmış.
Gözüme çarpan diğer bir detay ise insanlar yere sürekli kan
tükürüyordu. O kadar çok görmeye başladım ki bir yerden sonra tükürüklerinin bu
renk olduğuna ikna olmuştum. Daha sonra birini tükürürken yakaladım, nedir bu arkadaş kan tükürüp duruyorsunuz dedim. Öğrendim ki bu adamlar sürekli ''Paan'' adında bir şey çiğneyip daha sonra onu tükürüyorlarmış. Hazımlarını kolaylaştırıp, nefeslerini temizlediğini söylüyorlar ama sokaklara bu kadar tükürülür mü yahu. Bu Paan'ı çiğneyebildikleri kadar çiğniyorlar daha sonra biraz da kafa yapıyormuş, rahatlıyorlarmış.
Bu çok gerekli bilgileri verdikten sonra kaldığımız yerden
devam edebilirim. Kamptan tuktuka atlayıp merkezdeki otobüs durağına gittim.
Oradan Puttalam şehrine geçip, başka bir otobüsle Sri Lanka’nın antik
şehirlerinden olan Anuradaphura’ya ulaştım. Buraları araştırmaya pek vaktim
olmadığı için gidilecek ve kalınacak yerleri otobüsteyken araştırıyordum.
Otobüsten iner inmez tuktukçular kalacak yer ayarlamak için başıma üşüştüler,
çünkü götürdükleri guest house’dan komisyon alıyorlar.
 |
| Lokaller ve tek yabancı olan benden oluşan otobüs yolculuklarım |
Sri Lanka’nın çoğu şehrinde hostel olmadığı için guest house denen misafir
evlerinde kalınıyordu. Bunların da çoğu internette olmadığı için oraya varınca
yüz yüze pazarlık yaparsan internetteki fiyatlardan çok daha ucuza
anlaşıyorsun. Otobüsten iner inmez başıma üşüşen tuktukçulardan sıyrılıp, İngilizce bilen Bob Marley kaplamalı tuktukçuyla biraz muhabbet
ettikten sonra tuktukla onun önerdiği yere gitmeye karar verdim. Oradaki fiyatı
beğenmedim ve başka bir yere gittik. Bu misafir evinde adamlar evin önünde
öğlen vakti içiyorlardı. Biri öldü onun yasını tutmak için içiyoruz deyip
duruyorlardı bana ama bildiğin ayyaşlar yani. Bizim Bob Marley’de akşama seni
ziyarete geleceğim beraber bira içer tüttürürüz diyor bana. Tuvaleti de içinde
olan büyük bir odayı baya ucuza tuttum. Bisikleti de pazarlığın içine dahil
edip bedavaya kiraladım ve Anuradhapura’yı gezmek üzere yola koyuldum.
 |
| Bisikletimle gezerken uğradığım ve her yerinde maymunlar olan bir park |
 |
| Rock Temple |
 |
| Rock Temple manzarası |
 |
| Bütün gün gezdiğim ve birbirine aşırı benzeyen tapınaklardan bir kaç tanesi |
 |
| Bütün gün gezdiğim ve birbirine aşırı benzeyen tapınaklardan bir kaç tanesi |
 |
| Tapınmaları sırasında yaktıkları mumlar |
 |
| Göl'de duş alan onlarca Sri Lankalı |
Anurhadapura Sri Lanka'nın ilk antik kentiymiş. Antik şehir kısmının
belirli giriş kapıları var bunlardan geçerken 25 dolar ödüyorsun. Ben gerekli
taktikleri Bob Marley abimden öğrenmiştim önce kontrol olmayan yerleri gezdim.
Daha sonra farkettim ki Sri Lankalılar hiçbir yere para vermiyor, sadece turistlerden
para alıyorlar. Böyle ayrımcılık olmaz ben bu oyunu bozarım deyip Sri Lanka
maceralarıma atıldım.
 |
| Az daha onları da ikna ediyordum ama en azından bir hatıra fotoğrafı aldım |
Bisikletimle haritadaki her yeri teker teker gezerek
ilerliyordum. İlk iki kontrol kapısında arkamdan seslendiler duymamazlıktan
gelip basıp devam ettim. Üçüncü kapıda bilet kontrolü için yolumu kestiler.
Biletim olmadığını öğrendiklerinde buraya kadar nasıl geldin senin giriş parası
ödemen lazımdı dediler. Ben de kimse durdurmadı falan dedim. 25 dolar
istediler, baya dil döktüm, saat zaten 4:30 oldu, öğrenciyim 25 dolarım yok,
bırakın şu iki yeri de gezeyim çıkacağım, zaten lokaller para ödemiyor salın
beni gezeyim dedim dinletemedim. Birini ikna ettim ama ikinci adam rüşvet falan
ayağına getirdi ben de girmiyorum lan deyip geri döndüm.
Hemen gerisindeki seyyar satıcılardan biriyle muhabbet etmeye
başladım. Bu eserlerin tarihinden başlayıp karı kızdan çıktı, daha sonra beni
diğer satıcı arkadaşlarıyla tanıştırdı. Hepsi toplandı benle denek olarak muhabbet
etmeye başladılar. En son akşam bizim eski liseye gidip softball (baseball ile
kriket arası bir oyun) oynayacağız, gel bizle seni arka yoldan sokalım oradan
sonra da kalan yerleri gezersin dediler. Ben de heyecan olsun biraz lokallerle
takılırım, hem de şu güvenliklere kapak olsun diye tamam dedim. Hemen dükkanları kapattılar motorlarına atladılar
gizli bir yoldan şehre girdiler, ben de bisikletle arkalarından peşledim tabi.
 |
İncik boncuk satan, beni güvenlikten kurtaran ve Anuradhapura ile ilgili çok ilginç bilgiler veren kankim
 |
| Sağda solda kol gezen iguanalar |
|
 |
| 2 liraya lokal restoranda yediğim yemek (arada midem bozulmuyor değil tabi) |
Sabah 6:30’da kalkıp Sri Lanka’nın meşhur Sigirya Rock’ına
tırmanmak üzere Dambulla şehrine giden otobüse atladım. Vardığımda gene
tuktukçularla pazarlık yapıp 4 kişilik yatağı ve içinde tuvaleti olan çok güzel bir odaya tek
başıma yerleştim. Güneş ve kalabalık dolayısıyla Sigirya Rock’a öğlen tırmanmak
zor olacağından onu yarın sabaha bırakıp Sri Lanka’nın diğer antik şehri olan ve aynı zamanda World Heritage Site’lardan biri olan (Dünya Mirası) Polonnoruwa’ya gidip geri dönmeye karar verdim. Otobüs boyunca uyuduğumdan
Polonnoruwa’yı araştıramamıştım, o yüzden inince başıma üşüşen tuktukçuları
paslayıp, kenarda biraz araştırma yaptım.
 |
| Yeni odamda refaha erişim |
Bisiklet kiralamadan önce en yakındaki 2 tane görülecek yere
gitmeye karar verdim. Dikenli tellerin bir kısmını onaran 2 tane adam vardı
onlara gidip girişi sordum ama bilet istiyor musun falan dediklerinde anladım
ki burası da paralı. Ben bu Sri Lanka’lıların oyununu bozarım demiştim, biraz
daha yürüyüp çitlerin onarılmamış kısmından atladım içeri burada sistem nedir
ne değildir bir kontrol edeyim diye. Biraz tepeyi tırmandıktan sonra gördüm ki
içeride bir sürü insan var. Aralarına kaynayıverdim hemen, başladım gezmeye.
 |
| Royal Palace |
 |
| Antik şehirden kareler |
 |
| Polonnaruwa Vatadage |
 |
| Nissanka Latha Mandapaya |
Sonra rehberlerin peşine takılıp ilerleyince gördüm ki giriş kapısı varmış ve
buranın da girişi 25 dolarmış. Oh dedim kapağı attık ama bisiklet
kiralayamamıştım ve giriş parası vermediğim için dışarı çıkamadığımdan bütün
şehri her zamanki gibi yürüyerek gezmeye karar verdim. O şehrin en meşhur
yerlerinden birine vardığımda orada da gene bilet kontrolü yapıyorlarmış. Bu
kadar yol geldim görürüm ben bunu da döndüremezler dedim. Etrafından dolandım, gene
çitle çevirmişler ama açık yerler var tabi. Atladım oradan içeri oraları da
gezip aynı yerden geri çıktım. Tapınaklar anıtlar derken o şehri de bitirdim
ama çıkış kapısında tekrar bilet kontrolü yapıyorlarmış. Biletimi kaybettim o
yüzden erken çıkıyorum dedim ama adam nasıl geldin sen buraya bilet alman lazım
şimdi buradan diye tutturdu. O kadar
yolu yürüyerek gezmişim kuyruğuna gelmişim verir miyim ben buna para, vermem
tabi. Biraz da orada dil döküp çıkabildikten sonra beni Dambulla’ya geri
götürecek olan otobüse atladım. Sri Lankalıların çoğu İngilizce bilmediğinden
ve otobüslerdeki yazılar kendi dillerinde olduğundan hangisinin nereye
gittiğini anlaması zor oluyor ama 10 kişiye sora sora bir şekilde yolumu buluyorum.
 |
| Gal Vihara - Meşhur yatan buddha'lardan biri |
 |
| Antik şehirdeki gölden bir maymun manzarası |
 |
| Monkların antik şehirlere ziyareti |
Dambulla’ya döndüğümde gene World Heritage Site’lardan biri olan Golden
Temple’a geldim. Orayı gezip tapınak kısmına geçtiğimde 10 dolar civarında bir
giriş parası vardı, ben de tapınaktan bıktığım için girmemeye karar verdim. Manzarayı izleyip, biraz maymunlarla takılıp dönmeye karar verdim. Oradan
odaya döndüğümde 10 dakika geçmeden sağanak yağmur başladı ve saatlerce sürdü. İnternet çok yavaştı ama hiç yoktan idare ediyordu. Bilgisayardaki işlerimi yapıp, bol bol sporumu yapıp uzun zaman sonra güzel bir duş aldım. Bu arada duş demişken Sri Lanka'da neredeyse hiç bir yerde sıcak su yok, ama aşırı sıcak olduğu için pek de ihtiyaç duyulmuyor zaten.
 |
| Golden Temple |
Sigirya Rock eskiden Sri Lanka’nın başkentiymiş ve Moğol
saldırılarından ülkeyi koruyabilmek adına kayanın üzerine şehir inşa etmişler.
Hala eskilerden kalıntılar var ama şu anda kayada yaşayan herhangi biri yok,
tamamen turistik amaca hizmet ediyor. Burası gezmeye değer bir yer olduğundan
bedavayı zorlamadım, 30 doları verip girdim, ama zorlasam olmayacak iş değildi
bu da bence. En tepeye tırmandığında Kalpitiya’daki kite sörf kampında
tanıştığım iki İtalyan’la karşılaştım, ayak üstü biraz muhabbet ettik. O
sıcakta 2000’den fazla merdiven tırmanmak biraz yormuştu ama manzara çok iyi
olduğu için bütün yorgunluğumu aldı. Manzarayı izleyip yarım saat 1 saat dinlendikten sonra dönüş yoluna koyuldum. Yolda tanışıp beraber tırmandığım bir adam
tepede selfie çubuğumu rica edip kendi kamerasında denedi ve nazardan olsa
gerek bu olaydan 10 dakika sonra selfie çubuğum kırıldı. Laptopumun da adaptörü
baya sorun çıkarmaya başladı, bu aralar teknolojik olarak büyük sıkıntılar
çekiyorum.
 |
| Sigirya Rock |
 |
| Şehrin iç kısımlarına geçiş |
 |
| Şehrin iç kısımları |
 |
| Gene yollarda kol gezen iguanalar |
 |
| Sigirya Rock'un en tepedeki aslan ayağı olan bölümü, ve içerideki resimler |
 |
| Yarı yoldan yeşillik manzaraları |
 |
| Sigirya Rock'un en tepesindeki eski yaşam alanları |
 |
| Sigirya Rock'un en tepesindeki eski yaşam alanları |
 |
| Tırmanma trafiği |
 |
| Tepeye sağ salim varış |
 |
| O kadar merdiveni tırmandıktan sonraki ruhsal durumum |
 |
| Mehter Takımı |
 |
| Öğlen olmadan sağ salim aşağıya varıp dönüş yolun koyulmam |
Dambulla’ya dönüp, odadan eşyalarımı alıp Sri Lanka’nın
ikinci büyük şehri Kandy’e doğru yol aldım.