Gezi rotama son anda eklenen ve Birleşik Arap Emirliklerinin en
gelişmiş ve modern emirliği olan Dubai ile 6 aylık yolculuğuma
başladım. 10 sene önce sadece bir tane gökdeleni olan bir şehrin bu kadar kısa zamanda
bu kadar büyüyebilmesi bizi çok şaşırttı. Gayet modern ve teknolojik, kesinlikle kafamızda kurduğumuz Arap
ülkelerine benzemiyor. Her restoranda içki
verilmiyor ve lokal insanlar pek içmiyorlar sanırım, ama yabancılara sorun yok
herkes kendi dinini kendi kurallarını yaşayabiliyor, adamlar herkesin yaşayabileceği
bir yer yaratmış.
Sabah 07:25’te Burak’la Dubai’ye vardık. Otelimiz Deira
bölgesinde Dream Palace adında bir yerdi. Normalde otellerde kalmayı
planlamıyorum seyahat boyunca ama yanımda birileri varken ucuza geldiği için ilk zamanlarda böyle yaptık. Havalimanından taksiye binecektik ama içerden
binince yüksekten açılıyormuş taksimetre, biz de dışarı yürüyüp oradan bindik
50 dirhemlik yeri 17 dirheme geldik. 1Dirhem =0,68TL ediyor, ama doları euroyu
da kolayca çeviriyorlar her yerde, bazen taksiye bile verebiliyorsun. Otele
geldiğimizde odanın 11'den önce hazır olmayacağını söylediler biraz pazarlık
yapıp 10’a çektik saati. O saate kadar da koşuya çıkıp otel mevkisini tanıyıp dönüşte yemek için marketten bir şeyler almaya karar verdik.
Biz
İstanbul’dan karda kışta kazaklarla geldik ama burada hava ateş gibi 30+ derece,
oh be dünya varmış deyip mayolarımızı giydik direk. Dubai’deki 3 gün boyunca da
hiç çıkarmadık neredeyse, güneş kremlerimizi de sürünüp çıktık her gün dışarı.
![]() |
| Sabah kahvaltılarınn vazgeçilmez tabağı, Frizbi! (alma onu diyenlere gelsin) |
İnsanlar bildiğin Arap veya Asyalı ama her şey gayet modern,bizden pek bir farkı yok. Süpermarketten 3 günlük kahvaltımızı aldık sağlam beslenelim
diye, odaya dönüp onu yedik, sonra bizdeki çeviricilerin Dubai’ye uymadığını ve
otelde bedava internet olmadığını fark ettik. 3 gün kalacağımız için sim kart
da almamıştık o yüzden bir tur daha internet aramaya çıktık. Etraftaki
alışveriş merkezlerine gittik ve en sonunda bir tanesinde wifi bulduk.
Starbucks’larda da kasadan şifre veriyorlar 1'er saatlik kullanmalık, onları da
tatlıya bağladık her gün gidip gidip onlardan internete giriyorduk.
Gerekli araştırmalarımızı yaptık Dubai ile ilgili ve saat 5
gibi, 164 katlı ve 828 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek binası olan Burj
Khalifa’ya gitmeye karar verdik. Metroları da bütün yapılar gibi yepyeni
tertemiz. Burj Khalifa'nın yanında olan Dubai Mall'a girdik önce, benim şu ana kadar gördüğüm en büyük alışveriş
merkezi herhalde. Hepsini gezmek günler alır, içinde akvaryum, müzik alanları, garip garip etkinlikler gibi gezilecek bir sürü yer var. Orada HSBC de
bulduk, ne kadar kur farkı kesip ne kadar işletim ücreti aldığını görmek için para çektim hemen. Daha sonra kontrol ettim, normal kurun biraz üstünden
çekiyor ve yaklaşık 6 liralık bir işlem ücreti alıyor. Diğer ATM'lerden çekince de aynı ücreti alıyor değişen bir şey yok. Burj Khalifa ile Dubai Mall’ın arasında bir nehir
var ve akşamları her yarım saatte bir nehirde müzik ile Dubai Mall Fountain Show adında bir su gösterisi yapıyorlar. Baya kalabalıktı oraya vardığımızda, Las
Vegas’daki Bellagio Otel’de yapılana çok benziyor ama nehir çok daha büyük ve tüm nehir
boyunca gösteri yapılıyor. Çok büyük bir alanda baya görkemli bir şey yapmış
adamlar, boşuna Arap zengini değiller. Burj Khalifa’nın tepesine
çıkmak sabah ve akşam saatlerinde 125 dirhem, 17:30 – 20:00 arasında 200
dirhemmiş. O kadar para vermek istemedik biz de tabi vaz geçtik tepesine çıkmaktan, oralarda takılıp gezdik akşama kadar. Metroyla otele dönerken deri dükkanı
işleten bir Türk’le tanıştık, bize kartını verip dükkana davet etti sanki
çok deri alacak tipimiz varmış gibi. Üstümüzü değiştirip dışarı çıktık. Asıl
barların kulüplerin olduğu yer Jumeriah bölgesi ve metro geceleri çalışmıyormuş
o yüzden bu akşamlık çok hard takılmayalım etraftaki mekanlara gidelim diğer
günlerde gideriz oralara dedik. Otellerin rooftoplarında takılmaya karar verdik, Sheraton’a ve bir kaç otele daha gittik ama saat 12'ydi ve hepsi barlarını ya
kapamış ya
da hafta içi olduğu için bomboştu. En son bir nargileci bulduk ve
saat 3’e kadar orada oturduk muhabbet ettik.

Dubai Mall Fountain Show
|
![]() |
| Dubai Mall Underwater Zoo |
Son dakikada safari için buluşma noktasına geldiğimizde dün konuştuğumuz adamın bizi yanlış anladığını, ulaşım için bizi yazmayıp kendi arabamızla onu takip edeceğimizi sandığını anladık. Adama Whatsapp’dan 5 kere yazmıştık halbuki arabamız olmadığını, biraz andaval çıktı. Orada olay çıkarttık biraz, bizimle birlikte sorun yaşayan bir çift daha vardı, en son dördümüze yeni bir araba yollayacaklarını söyleyip gittiler. Telefonsuz internetsiz kaldık orada. Bizim otelde de aynı tarz bir tur vardı ama 240 dirhem'e (65$) götürüyordu, bizse bu turu internetten bulup adamlarla 60’ar dirheme anlaşmıştık dörtte biri fiyatına. Oradan bir otele girip kendi otelimizi aradık, bizim turcu adama bizi buradan alabilir misin deyip, fiyatı biraz düşürtüp kendimizi sağlama aldık. Bu turdakiler hiç bizi alacak gibi durmuyorlardı çünkü ve yol da eklenince fiyat birden iki katına çıkmıştı. 45 dakika sonunda araç geldi bize ve oradaki adamı birden katakulliye getirip ulaşımsız anlaştığımız şekilde ikimiz totalde 120 dirhem ödedik. Sonra öğrendik ki bu turu herkes Dubai için Groupon gibi bir site olan ‘’yallabanana’’ diye bir siteden almış ve biz onlardan bile ucuza anlaşmışız, o derece yani.
Bizi alan araçta sadece biz ve diğer kavga çıkaran çift vardı, sonra yoldan bir aile daha aldık ve safari yerine gitmemiz 45 dakika sürdü. Vardığımızda safari jipine bindirdiler ve eventlerin olduğu alana kadar dune-bash yani çölde safari yaptık. Çölde tepeler bayırlar vardı bir sürü ve adam sürekli bunlardan inip çıkıp çılgınca dönüşler yapıyordu. Yaklaşık 20-25 dakika sürdü ve baya çalkaladı bizi, iyi oldu kendimize geldik.
İndiğimizde ilk olarak tur atmak için develeri gördük. Ben de bu arada çantamdan Gopro’yu çıkarıp kalan eşyaların hepsini çantaya sokmaya çalışıyordum ki işim bittiğinde baya aramama rağmen telefonumu bulamadım ve soğuk terler dökmeye başladım tabi. Daha 2.günden telefonumu kaybetmiş olmayayım diye dualar ediyordum. Arabada mı düşürdüm acaba diye şoförü arıyordum fakat etrafta görevli kimse yoktu, içerilerde yetkili birini arayıp bulamadım. Tam gitti telefon derken bizim şoförü gördüm allahtan dönmemiş geri, hemen yanına gittim jipin anahtarını aldım bir baktım ki sağa sola çalkalanırken arabanın içinde düşmüş. Derin bir oh çektim, sonra Burak’la deve için sıramızı bekleyip atladık bir tanesinin üstüne. Biraz oturması kalkması sıkıntı hayvanın pek söz dinlemiyor ama bize güzel bir tur attırdı sağ olsun.
| Çölde deve sürmece |
![]() |
| Hint kınası |
Çadırların birinde Hint kınası olan Henna’yı yapan bir kadın vardı, biz de gittik yaptırdık kendimize, hatta baktık kimse para vermiyor biz de vermedik. Biraz kadın işine benzediği için erkeksi bir şeyler yap dedim, pek anlaşamadık herhalde çiçceğimsi böceğimsi bir şeyler yaptı. Burak da onu görünce bari ismimi yazdırayım dedi, sonradan baya ekmeğini yedik ama o dövmelerin. Oradan çıkıp Arap kıyafetleriyle fotoğraf çekilen çadıra gittik. Daha sonra da kolumda ve kafamda şahinle fotoğraf çekildim, çok evcil hayvanmış aramızda güzel bir bağ oluştu. En son buna gittiğimiz için bozuk dirhemimiz az kalmıştı ve bu tura dahil değilmiş meğer, biz az bahşiş verince adam bozuldu, biraz trip attı da sonra barıştık helalleştik. Sonra insanların topluca oturduğu yere gidip beleş içeceklerimizi içtik, bedava olduğunu orada öğrendiğimiz nargileyi de sipariş etmeye çalıştık ama 7:30’dan sonra bedavaymış, o anda 80 dirhemmiş, bekledik tabi öyle olunca.
Orada Danimarkalı bir çocuk ve kızın yanına oturduk muhabbet sohbet takıldık baya. Tayland ve Asya anılarını dinledim onların. Dans şovları başladı daha sonra, önce bildiğiniz bizim dansözlerden bir tane çıktı, ama tabi Araplar için büyük olay bu. Kadının vücudunun büyük bir kısmı açık olduğu için pür dikkat izliyordu millet. Sonra bizim zennelere benzer bir adam çıktı, Tanoura diye bir dans yaptı yarım saat. Mevlana gibi döndü bütün dans, milleti ortaya çıkardı onları döndürdü falan sonra. Hava da baya soğuk oluyormuş çölde akşamları ona göre hazırlıklı olun. Yemeğimizi yedik, nargilelerimizi içtik, 8:30 gibi otele doğru dönüş yoluna koyulduk.
![]() |
| Tanoura Dance |
Duşumuzu alıp bir çok kişiden duyduğumuz Barasti Beach’e
gittik saat 11 gibi. Kapıda güvenlik var ama turistlere dam sorunu yapmıyorlar pek.
Biz kapının yanlış kısmından girmişiz, bara sahilden girmeye çalışırken birden 5-6 tane
güvenlik geldi fenerleriyle kapıya gönderdiler bizi tekrar. Baya büyük ve güzel
bir beach bar, bir kaç farklı kısımdan oluşuyor, Dubai’ye gidenlere kesin tavsiye
ederim. Baya kalabalıktı ama pek boşta muhabbet edecek insan yoktu, herkes çift
olarak gelmiş veya orada olmuş. Burak sürekli telefonu ile uğraşırken ben de bir kaç lokalle tanışıp kaynaşayım bu arada dedim. Orada oturan iki kıza oturabilir miyim dedim, tabi dediler sonra onlarla baya muhabbet ettim, Kırgızmışlar fakat Dubai’de yaşıyormuş ikisi de 2-3 senedir.
Ben eğlence olsun diye Bulgarım demiştim, anlamazlar zaten Bulgarca Türkçe farkını diye daha Burağa da söyleyememiştim daha ama o bana Türkçe bir şeyler söyleyince kızlardan biri anladı ne dediğini ve bunu mu dedin sen diye sordu. Kız meğer Kırgızistan’da 4 sene Türk lisesine gitmiş, konuşamıyormuş ama anlıyormuş baya (aklıma hemen Interrail’da trende kırdığımız hayvan gibi pot geldi). Noluyo lan dedik hemen
kıvırdık tabi, biz Istanbul’da exchange’de tanıştık o yüzden Türkçe biliyoruz
biraz falan diye. Bir daha da Türkçe konuşamadık tabi aramızda, gelsin Bulgar
şehirler gitsin okumadığımız üniversiteler sallaya sallaya geçirdik bütün
geceyi (Allahtan biraz Bansko bilgimiz vardı).
Barasti Beach’ten kalkıp
Buddha Bar diye bir yere gittik onlarla beraber, lüks bir yermiş baya içerisi güzel dekore edilmiş. Dubai’de içki baya pahalı tahmin ettiğiniz gibi, illa
Arabistan’da içeceğim diyorsan biraz yaslıyorlar. Geri kalan her şey yaklaşık
olarak Türkiye ile aynı fiyatta diyebilirim, %10-%20 falan daha fazladır. Orada
başkalarıyla da tanıştık falan, kızlardan biri oradan sonra eve döndü, diğeri
bize Dubai Marina’yı gezdirdi. Dubai’nin en lüks yerlerinden biri, baya canlı
ve manzarası çok güzel, kesinlikle görülmesini öneririm. 45 dakika kadar yürüdük orda, o arada kızdan kendimize hotspot açıp ertesi gün Alihan’la buluşup bavulları vermenin planını yaptık yarın son günümüz olduğu için, sömürdük baya kızın internetini. Ertesi sabah Jumeriah
Beach’de denize girip sonrasında Alihan’ın teyzesinin yaşadığı Palm Jumeriah
yani meşhur palmiye adasına gitmeye karar verdik, bavulları da akşam beraber
dönerken otelden alır diye konuştuk. Kızda meşhur Kırgız konyağı
varmış çok ısrar etti kıramadım, Burak'ı otele bırakıp bi tatmaya gittim, sonra oralarda biraz daha takıldık falan.
![]() |
| Buddha Bar |
Ertesi gün gene planladığımız saatte çıkamadık otelden, öğlene doğru bütün çantaları orada bırakıp check-out yaptık. Gün başlangıcımız
olan Al Ghurair City alışveriş merkezine gidip internete girerek haritalardan
planı yapıp tam yolumuza koyulacakken Alihan aradı cepten, ben de açtım tabi
önemli bir şey olmasa aramaz bu diye. Otele gelmiş meğer, bunun bavulları
vermemişler. Allah’tan biz çok uzaklaşmadan gelmiş de geri döndük otele, onun
bavulları aldık, planı değiştirip teyzesinin şoförü ile biz de onların evine
gittik direk.
![]() |
| Paddling |
![]() |
| Şima Teyze'nin evinde |
![]() |
| Alihanların köpeği Paris 5 çayında |
Son günümüz olduğu için yanımızda dirhem kalmamıştı pek,
taksiciye biraz dirhem biraz dolar biraz da Euro olarak ödedik hesabı. İçeri para ödenmeden girilmediğini okumuştuk ama biz kesin her
zamanki gibi bir yolunu bulup gireriz katakulliyle diye düşündük. Orada bir
kamu oyu araştırması yaptık ve eğer en üst kattaki restorana rezervasyon
yapılırsa para ödemeden girildiğini öğrendik. Sadece oteli gezme ücreti 400 dirhem gibi
saçma bir paraydı bu arada, ödenecek gibi değil yani. Telefonumuz da olmadığı için
son kozlarımızı oynuyorduk artık, taksicinin birinden arkadaşımızı arayacağız
sonra senin taksiye bineceğiz diye telefonunu istedik. Restoranı aradık rezervasyon için, okay dediler ama 2 kişi için en az 300er dirhem harcama
garantisi vermeniz lazım dediler. Bunun da geleceğini hesaplamıştık, evet deyip sonra içeri
girdiğimizde restorana varmadan bir işimiz çıktı deyip geri dönmeyi
planlıyorduk. Fakat telefondaki kadın kredi kartı bilgisi istedi ısrarlı bir
şekilde. Kredi kartı kullanmıyoruz cash çalışıyoruz turistiz biz gelince
verelim yukarıda dedik, allem ettik kallem ettik olmadı tabi. Eğer girmenin bir
yolunu bulan olursa haber versin bir dahaki sefere deneriz artık.
![]() |
| Burj Al Arab'ın uzun uğraşlar sonunda geri dönülen kapısı |
![]() |
| 360'dan Burj Al Arab manzarası |
![]() |
| Alihan keyifte (Burağın bardak ortadaki, heykel de arkadaki) |
Oradan taksilerle pazarlık yapmaya başladık, en son Pakistanlı
biriyle anlaşıp 20 dolara bizi önce otele götürüp orada bekleyip sonra havaalanına
götürmesine ikna ettik. Yol boyunca kakara kikiri gittik adamla gece gece. Araba ticareti yapıyormuş ülkesinde, bu aralar at ve eşek ticareti çok karlıymış
ona girecekmiş, onun kritiğini yaptık falan. Adama bütün yol ‘’to the place’’
diye diye adam da tırlattı en son o da bizle bağırıyordu to the place diye J
Allah dedik Dubai’de Hindistan’ı yaşıyoruz. Biz de uçağı beklemeye koyulduk ve sonunda çılgın Hindistan maceramıza doğru yol aldık.




.jpg)








