Çok keyifli yıllar geçirdiğim Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği'nden Ocak 2015'de mezun oldum. Mezun olmadan önce de üniversiteye geldiğimden beri hayalini kurduğum yönetim danışmanlığı şirketi ile 1 Eylül'de işime başlayacak şekilde sözleşmemi imzaladım. Bu sayede işe başlamadan önce kendime ayırabileceğim 7 aylık bir dönem yarattım. Bu boşluğu değerlendirmek için birçok plan yapmıştım fakat en sonunda belki bir daha yapmaya hiç fırsatım olmayacak olan bir dünya turunu yapmaya karar verdim. Hindistan’a kadar olan tek yön gidiş biletimi aldım ve sırt çantamla yaklaşık 6 ay sürmesini planladığım bir geziye koyuluyorum.
Seyahat etmek her zaman en büyük zevklerimden biriydi. Şu ana
kadar 20 ülke, 100'den fazla şehir gördüm ve 2 defa Amerika'da uzun dönem yaşama fırsatım oldu. Bu gezilerimde birçok yeni insanla tanışıp kültürlerini tanıdım ve bu seyahatlerin bana zor şartlarda nasıl hayatta kalınacağını çok iyi öğrettiğini düşünüyorum. Fakat bu
seyahatlerde yanımda hep bana eşlik edecek arkadaşlarım veya ailem vardı. Bu seferki seyahatim çok uzun ve tek başıma olacağı için hayatımdaki en büyük tecrübelerden biri
olacağına ve hayata bakış açımı değiştireceğinden hiç şüphem yok.
Bu zamana kadarki tecrübelerime dayanarak adrenalin bağımlısı olduğumu ve başımdan birçok
çılgın olay geçtiğini söyleyebilirim. Bu tatil de kim bilir nelere gebe, fakat bu
gezinin çoğunda tek başıma olacağım ve pek tekin olmayan yerlerde de bulunacağım
için gezimdeki birinci önceliğim başıma bir şey gelmeden 6 ayın sonunda sağ salim
Türkiye'ye dönmek olacak. Gördüğüm şeylerin ve başımdan geçecek olan olayların
ne kadarını public olarak paylaşabilirim bilmiyorum ama, olabildiğince çok yazıp
hala hayatta olduğumdan emin olmanızı sağlayacağım:)
Bu kadar çok yer gezip her insanın başına gelmeyecek bir sürü olay yaşayacağım için kendime bir günlük tutmayı kesin olarak planlamıştım fakat her şeyi yazamayacağım için bir yerde yayınlayıp
yayınlamamaya karar vermemiştim. Ama gezinin daha
20.gününe bile varmadan inanılmaz birçok olay yaşadım ve birkaç sebepten dolayı şimdilik Facebook, Instagram ve Snapchat’ten bir şeyler paylaşmayı kestiğim için hala yaşayıp yaşamadığımı ve nerelerde olduğumu merak edenler
için neler yaptığımı, neler gördüğümü, başımdan geçen ilginç olayları biraz
günlük tadında biraz bilgilendirici biraz da eğlendirici bu blog’a yazmaya
karar verdim, haydi sonumuz hayır olsun.
Bu geziyi nasıl fonladığımı ve ne kadar harcamayı planladığımı
soranlar için ise; İstanbul’da normalde harcadığım paranın üstünü şu ana kadar çalışıp biriktirdiğim para ile tamamlayacağım. Gezi kararım çok ani olduğu için sponsorluk işlerini daha
önceden planlayamadım ama gene de son günlerde bir kaç girişimim oldu. Kafa kameram Amerika’da hakkı rahmetine kavuştuğu için bu tatile çıkmadan kesin olarak yeni
bir GoPro ihtiyacım vardı. Bu yüzden birkaç markayla
görüşüp onlar için blog tarzı şeyler yapabileceğimi söyledim, karşılığında da GoPro ve
bir miktar para istedim. Gitmeme 2-3 gün kala GoPro’yu bir kaç yazı karşılığında bir yerden ayarladım. Şu an tur şirketi ile görüşüyorlar, eğer olur da okay derlerse
onların blog’una gezi yazıları yazacağım, herhalde ona göre de bir şeyler alırız :) (Turun daha başlarındayım bana sponsor olmak isteyen tanıdıklarınız varsa onlara da hayır demem paslayın) Planım şimdilik her şey dahil 30.000TL
civarında 6 ayı tamamlayabilmek. Saçma sapan şeylere para harcamayıp görebileceğim en çok yeri görüp yaşayabileceğim en çok tecrübeyi yaşamaya çalışacağım. Bu civardaki
bir parayla kendime daha iyi bir yatırım yapamam zaten deyip yazımı
doğruluğundan hiç şüphem olmayan şu sözle sonlandırıyorum.
Travel
is the only thing you buy that makes you richer!
(Satın aldığında seni zenginleştirecek tek şey seyahat etmektir)
